
Acele-Hemen-Derhal-Çabuk-Pek çabuk-Çarçabuk-Çabucak
Allah (C.C.) yolunda gizli ve açıktan harcayanlar
Emrolunanı açıkça ortaya koymak
Azabın beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelmesi
Kapıların kendilerine açılması
Haramın açığına da gizlisine de yaklaşmamak
Günahın açığını da gizlisini de bırakmak
Gerçeğin apaçık ortaya çıkması
(Gerçeği) açıklayan bir Peygamber
Kinlerinin apaçık ortaya çıkması
Açlık karşılığında iyi bir amel
Allah (C.C.) yolunda harcama veya adak
Er-Rahman (C.C.)’a susmayı adamak
Allah (C.C.)’a hizmet etmek üzere adanan
Allah (C.C.), hak ve Adâletle hükmeder
Allah (C.C.), adaletli davrananları sever
Allah (C.C.) katında daha (doğru ve) adaletli olan
Adalet ile şahitlik eden kimseler
Adaletin yerine getirilememesi
Adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler
Adaleti yerine getirmede nefse uymamak
Doğruluk ve adalet bakımından tam olan
Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapmak
Adaletli davranan bir topluluk
Adaleti gerçekleştiren bir topluluk
Hak ve adalet ölçülerini aşmamak
Allah (C.C.), âdil davrananları sever
Allah (C.C.) âdil davranmaktan men etmez
İki âdil kimsenin şahit tutulması
Mü’minlerin aleyhine hiçbir yol verilmeyeceği
Allah (C.C.)’ın peygamber olarak gönderdiği adam
Kendisine rahmet verilen ilim öğretilen adam
Kendilerine nimet verilen iki adam
İman nimetine lâyık görülen adamlar
Allah (C.C.)’a verdikleri söze sâdık kalan adamlar
Yumuşak huylu ve aklı başında bir adam
İmanını gizlemekte olan mümin bir adam
Şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam
Birbiriyle çekişen ortak sahipleri bulunan bir (köle) adam ile yalnızca bir kişiye ait olan bir (köle) adamın durumu
Çürüyüp ufalandıktan sonra yeniden diriltileceğini söyleyen bir adam
Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır
Şehrin öbür ucundan koşarak gelen bir adam
Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?
Hz.Adem (A.S.), Eşi Hz.Havva ve Çocukları
Allah (C.C.)’ın asla affetmeceği kimseler
Allah (C.C.)’ın asla bağışlamayacağı kimseler
Kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir Ağaç
Yerden koparılmış, ayakta durma imkânı olmayan kötü bir Ağaç
Ahiret, İnanmak inanmamak-Ahiret hayatının ebediliği
Ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar
..Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?
..Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
..Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
..Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
..Bütün işlerin âkıbeti Allaha aittir.
..bütün işler sonunda Allaha döner.
Sonuç, Allah (C.C.)a karşı gelmekten sakınanların olacağı
Peygamberleri yalanlayanların sonu
Kendilerinden önce gelenlerin akıbetleri
Uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu
Sonun gelmeyeceğine yemin etmek
Akıbetin ebediyen ateşte kalmak olması
Allah (C.C.)’ın rahmetinin alametleri
Yeryüzünde ve nefisteki birçok alametler
Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
İnkârcıların aldanış içinde olduğu
“..Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.”
..Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey Ona muhtaçtır.)
“..Allah, âlemlere hiç zulüm etmek istemez.”
“..Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.”
Âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı
Âlemlere (kudretimizi gösteren) birer delil
Âlemler için bereketler kılınan yer
Âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin iş
Yakıtı insanlarla taşlar olan ateş
Yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateş
Etrafı sımsıkı kapatılmış bir ateş
Ateşli (yıldırımlı) bir kasırga
Karınlarını doldurasıya ateş yemek
Hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin, Allah (C.C.)’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymaması
Allah (C.C.) yolundan alıkoymak
Allah (C.C.)’ın dininden alıkoymak
Allah (C.C.)’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak
Allah (C.C.)’ı zikretmekten alıkoymak
Hidayet geldikten sonra, ondan alıkoymak
İyiliği emrederip kötülükten alıkoymak
Hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoymak
Saygı ile eğilmekten alıkoymak
Kurbanlıkları yerlerine ulaşmaktan alıkoymak
Allah (C.C.)ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymayan alışveriş
Alışverişi bırakıp Allah (C.C.)ın zikrine koşmak
Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satmak
Canlarını ve mallarını, cennet karşılığı satmak
Alışveriş yapıldığı zaman da şahit tutulması
Allah (C.C.)ın âyetlerini az bir değere satmamak
Eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın almak
Hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlar
İman karşılığında küfrü satın almak
Ahireti verip dünya hayatını satın almak
Sihri satın alanın ahirette bir nasibi olmadığı
Hiçbir alışverişin bulunmadığı bir gün
Altın ve gümüşü biriktirip gizlemek
Altın bileziklerle süslenecekler
Allah (C.C.) yapılanlardan hakkıyla haberdardır
Allah (C.C.) bütün yapılanları görür
Ne yapılırsa Allah (C.C.) onu hakkıyla bilir
Allah (C.C.)ın rızasını kazandıracak amelleri işleme isteği
Salih ameller işlemeye sevk olunmak
(dünyaya) dönüp salih amel işleme isteği
Salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmak
..Salih ameli de güzel sözler yükseltir..
İyi bir amel(in sevabı) yazılması
Kimin amelinin daha güzel olduğu
Herkese kazandığı amellerin karşılığının verileceği
Amelleri için bir terazi kurulmayacak kimseler
Amellerin, dünyada da, ahirette de boşa gitmesi
Dünya hayatındaki çabaların kaybolup gitmesi
Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenler
Bütün amellerin dağılmış zerreciklere çevrilmesi
Issız bir çöldeki serap gibi amel
öfke ve gazap gerektiren bir iş
öfke ve nefret gerektiren bir iş
Anahtarlarına sahip olduğunuz evler
Anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler
Kendi aralarında danışıp anlaşmak
Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düşüldüğü takdirde
Kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düşülmesi
Kitap konusunda anlaşmazlığa düşmek
Üzerinde anlaşmazlığa düşülen büyük haber
Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yapılanlar
Antlaşma yapıldığında yerine getirmek
Antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimseler
Verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlar
Gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmemek
“Onların bir ahdi nasıl olabilir ki!..”
Akıl sahiplerinin düşünüp anlaması
İyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış
Ananın karnında hiçbir şey bilmez durumda iken
Kendilerini doğuran kadının, Ana olduğu
Annelerin çocuklarını iki tam yıl emzirmesi
Anaya-babaya “öf!” bile dememek
Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik etmek
“..Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın..”
“Rabbimiz ! Hesap görülecek günde, beni, ana-babamı ve inananları bağışla.”
“Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla..’’
‘‘..Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.”
“..“Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”
Analarınız, sütanneleriniz, karılarınızın anneleri ile evlenmenin haram olduğu
Ana babanın ve en yakınların aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutmak
Anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunmak
Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün
Ana, baba ve akrabaların (miras olarak) bıraktıkları pay
Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin hissesi
Hz. Yûsuf (A.S.)’ın ana babası
Hz. Yahya (A.S.)’ın Anne Babası
Hz. Meryem (R.Anhüma)’ın annesi
Hz. Süleyman (A.S.)’ın Ana-Babası
Elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkartan
‘‘İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.’’
Nefis arzusu ile konuşmayan arkadaş
Hz. Mûsâ (A.S.)ın arkadaşları
Büyük bir serveti olan arkadaş
Arkadaşım : Sen de tekrar dirilmeyi tasdik edenlerden misin? diyen
Geçmişlerini ve geleceklerini süslü gösteren arkadaşlar
(kavmin en azgını olan) arkadaş
Hz. Zekeriyya (A.S.)a Armağan
Allah (C.C.)ın Arzı (Yeryüzü)
Arslandan kaçan yaban eşekleri
Astarları kalın ipekten olan döşekler
Allah (C.C.) aşırı gidenleri sevmez
“..nefis aşırı derecede kötülüğü emreder..”
“Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun..”
Bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran çalımlı ve soylu atlar
“..Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık..”
“..Attığın zaman da sen atmadın..”
“Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı..”
“..(Öfkesinden) levhaları attı..”
Çok çirkin bir şey ortaya atmak
Ellerin ve mızrakların erişebileceği av(lar)
(geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) ay
“..Onu (Güneşi) izlediğinde Ay’a andolsun,..”
“O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir..”
“..İbrahim’in karısı ayakta idi..”
Ayakları her iki topuğa kadar da yıkamak
Üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yemek
Ayakta kalma (ve canlanma) sebebi
Bir ayağını tırnağı üstüne dikip üç ayağının üzerinde duran
(koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran
“..Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar..”
Elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek
Ayakların çaprazlama kesilmesi
Ayakların altından (yerden) bir azab
Adaleti titizlikle ayakta tutmak
Kazandıklarına ayakların şahitlik etmesi
“..ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri gün..”
“..Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar..”
“Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et”
“..Hemen ayakkabılarını çıkar..”
“..Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır..”
Karanlıkları ve aydınlığı var eden
Karanlıklardan aydınlığa çıkaran
“..Allah’tan başka hangi ilâh size bir aydınlık getirir?..”
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil
“..Güneşe ve onun aydınlığına andolsun..”
Karanlıklarla aydınlık bir olur mu?
“..Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz..”
Ateşin tam çevresini aydınlatması
Aydınlandığında sabaha andolsun ki..”
Aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkaran
“O gün birtakım yüzler aydındır..”
“..Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır..”
“Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”
Allah (C.C.)’ı görmediği hâlde, kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarılması
“Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık..”
Hak ile batılı birbirinden ayırması
Hak ile batılı ayırd eden bir söz
“..doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır..”
“..Allah’tan başkasına tapmakta olduklarından yüz çevirip ayrılmak..”
“..her hikmetli iş o gecede ayırt edilir..”
“İşte bu birbirimizden ayrılmamız demektir”
Cihad edenleri (sınayıp) ayırt etmek
Sabredenleri (sınayıp) ayırt etmek
Ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edilmesi
“..o gün mü’minler ve kâfirler birbirinden ayrılacaklardır..”
“Ey suçlular! Ayrılın bu gün!”
“..o gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır..”
İmtihan için ümmetlere ayrılmak
“..birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık..”
“Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık..”
“Biz onları yeryüzünde parça parça topluluklara ayırdık..”
Bozguncunun yapıcı olandan ayrılması
Doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği
Hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği
Dünya hayatının zînetini arzu etmeyip gözlerini onlardan ayırmak
Gözlerini kendilerinden ayırmayan
Göklerle yer bitişikken onların ayırtıldığı
Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın edildiğinde
“..sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın..”
“..ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş..”
Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilmesi
“Rabbiniz erkek çocukları size seçip-ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? ..”
“..Oradan ayrılmak istemezler..”
Kendi kitaplarını parçalara ayıranlar
“..o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır..”
“Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan ona bir pay ayırdılar..”
onların (ortak koştuklarıyla) aralarının tamamen ayrılacağı
“..Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl..”
“..zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar..”
“..onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın..”
Mü’minler arasına ayrılık sokmak
Hakkında hükmedinceye kadar asla ayrılmayan
Kervan’ın (Mısır’dan) ayrılması
..bunun ayrılış olduğunu bildiği,..
..inananlarla inkârcılar birbirinden ayrılmış olsalardı,..
..o, onun ayrılmaz dostudur..
Kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğrenmek
Hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün
Kıyamet günü yakınlar ve çocuklar ile aranın ayrılacağı
azgınlıkları içinde bocalayıp duranlar
azgınlıkları içinde bırakılanlar
azgınlığa yenik düşen sapık bir toplum
azgınlıkları sebebiyle cezalandırılanlar
azgınlar ile iblisin askerleri